25 Aralık 2017 Pazartesi

Hakkari Adetleri - Gelenekleri

ASKERE UĞURLAMA

Askere gidecek asker adayları gidişe yakın konu komşuları tarafından davet edilir, yemek ikram edilir. Son gece asker evinde toplanır. Askerlik hatıraları anlatılır. Asker adaylarına moral ve cesaret vermeye çalışılır. Ertesi gün de yolcu etmeye çalışılır. Halaylar tutulur, askere yakın akrabaları tarafından askere harçlık verilir

SOFRA ADABI

Sofralar oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Hazırlanan yemekler tek tek değil de tümünü bir arada sofraya getirilir ve isteyen istediği yemekten yer. Masada yemek yeme alışkanlığı görülmemektedir. Yemek, yere serilen muşambadan sofralıklar üzerinde, yere bağdaş kurularak yenir. Sofraya önce yaşlılar sonra da evin diğer fertleri oturur. Ailenin kalabalığına göre tüm aile fertleri bir arada yiyebildiği gibi, önce erkeklerin sonrada kadın ve çocukların birlikte yedikleri de olur. Misafir bulunan durumlarda da sofraya önce erkekler oturur sonrada sofra kadın ve çocuklar için evin başka bir odasına götürülür. Yemekler ayni kaptan yenir, eksildikçe ilave edilir. Bu durum sofraya oturanlar doyuncaya kadar devam eder. Ekmek her zaman ihtiyaçtan fazla konur. Yemekte bıçak kullanma alışkanlığı görülmemektedir. Sofrada misafir varsa ev sahibi misafir çekilmeden doysa bile sofradan çekilmez.misafire eslik eder. Sofra kalktıktan hemen sonra semaver getirilerek çay içilir.

MEVLİT ADETLERİ

İlimizde mevlit töreni niyetinden yapılışına kadar diğeR yörelerimizden farklı bir özellik gösterir. Düzenlenen mevlitler perşembeyi cumaya bağlayan gece veya diğer mübarek kandil gecelerine denk getirilerek yapılmaya çalışılır.Mevlit Hakkâri’de sosyal hayatin bir parçası haline gelmiştir. İlde mevlit törenleri “mevlit daveti” veya “mevlit yemeği” adıyla da bilinmektedir. Böyle bilinmesinin sebebi mevlitlerin cami yerine evlerde yapılması, yemekli olması ve davet üzerine katılmasıdır. Önemli bir gün anısından çok daha önce tutulan bir niyete dayanılarak yapılan adak üzerine yapılır. Herhangi bir niyetin gerçekleşmesi için düzenlenen mevlitler yukarıda da bahis edildiği gibi mübarek bir geceye denk getirilir. Mevlidi düzenleyen kişi gündüz konu komşularını davet eder, davete icabet eden davetlilere önce yemek ikram edilir sonra da mevlit mahalle veya köy imamı tarafından okunur. Bu esnada mevlit okunan odanın ortasına da mevlit bitiminde misafirlere ikram edilmek özere, şerbet, tepsiler içinde ceviz, şekerleme, kuru üzüm, bisküvi,mevlitlik çerezler ile pirinç ,tuz vb. gıda maddeleri konur. Buhur da tüttürülerek odanın buhur kokusuyla süslenmeni sağlanır. Mevlit bitiminde şerbetler ve mevlitlik çerezler dağıtılır. Çay ikramından sonra da davetliler “Allah kabul etsin” niyazında bulunarak dağılırlar.

AŞİRET YAPISI

Toplumsal yapı içerisinde hakim olan aşiret, ferdi ilişkilerin yanında grup ilişkilerinin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Aşiret bağı kimi zaman aileleri hatta köy sınırlarını asarak toplumsal gruplaşmayı sağlayan bir bağ oluşturmaktadır. Aşiret içindeki aileler mensubiyet duygusuyla kendilerini aşirete bağlı hissederler. Aşiret kavramı ayni soydan gelme inancı ile kurulmuştur. ilimiz sosyoekonomik yapısı, yardımlaşma ve dayanışmayı gerektirdiği için ,zaman içinde ayni insanları bir arada tutma, birbirini koruyup kollama zorunluluğunu getirmiştir. Her aşireti büyütülmüş bir aile profiline benzetebiliriz. Her aşiretin bir soy ağacı vardır. Aşiretin başında "ağa" denilen aşiretin ileri gelenlerinden biri bulunur. Aşiret fertleri üzerinde mutlak yetkiye sahiptir. Aşiret fertleri arasında herhangi bir anlaşmazlık olduğunda ağanın hakemliğine başvurulur. Ağa hem kendi aşiret fertleri hem de başka aşiret fertleri nezdinde saygın bir yere sahiptir. Yörede iki belli başlı aşiret vardır biri Ertuşi diğeri Pinyanişi'dir.

Erzurum Oltu Taşı - Kehribar

Ünü Yurt Düzeyine ulaşan Oltu taşının asıl adı kehribardır. Oltu'nun Sülünköyü, Güllüce, Dutlu, Güzelsu ve Alataşlar köyleri civarında çıkarılmaktadır. Bu yöredeki esnaf tarafından ağızlık, tesbih, kolye gibi süs eşyaları yapımında kullanılmaktadır.Yeraltında 1-7 cm kadar ince damarlar halinde bulunur ve oldukçazor şartlar altında çıkarılır. Maden Tetkik Arama Enstitüsü 1955 yılında yaptığı araştırma sonucunda ardıç aracı kömüründen meydana geldiği ispatlanmıştır. 1918 yılından sonra Erzurum ve civarında 40 kadar esnafın Oltu Taşı işlemeciliği ile geçimlerini sağladıkları tespit edilmiştir.Takımcı ve kuyumcular tarafından teneke veya kilo ile satın alınır. Bu taşlar toprak altına gömülerek gerektiğinde çıkarılıp işlenilir. Burada amaç taşın nemli ve yumuşak kalmasıdır. İşlenecek taşlar bir su kabına konulur, oradan alınarak çift su verilmiş bıçakla bileği taşı kullanılarak yontulur düzeltilir. Bu işleme bir heykel traş yeteneği ve becerisi ister. Oltu taşının keramete cevherde değil ustasındadır. Genellikle ağaç budağı, asma yaprağı, üzüm salkımı motifleri süsleme olarak kullanılır.Tesbih yapılırken iki basit takoz arasında dönen bir madeni mil sağ elle tutulup bir kemani yayda döndürülür. Diğer elle kaba biçimlendirme yapılır. Sonra zımpara taşı ile zımparalanır ve tebeşir tozu uygulanıp zeytinyağı ile cilalanır. Önce mat renkte olan taş sonra siyah pırıl pırıl bir durum alır.

Kolye, broş, küpe, yüzük, bilezik, tesbih, ağızlık ve büyük parçalardan heykelcilik gibi ilginç ziynet eşyaları yapılır.

Erzurum dışında bu tür eşyalarla ilgilenip sahip olmak isteyenler mail yollayabilirler.

Erzincan Düğün Adetleri

Evlenme çağına gelen genç erkeklerin anaları, kız aramaya başlar. İstenilecek kız belirlendiğinde, anası ile yakınlarından bir kaçı kızı görmeye gider. Kızı beğenirlerse, ertesi gün yeniden giderek kızı isterler. Kızı vereceklerse söz kesimi yapılır ve alınacaklar kararlaştırılır. Kız evinde yapılan nişanda yüzükler takılır.Köylerimizde düğün yapma adeti canlı olarak devam etmektedir. Düğünden birkaç gün önce kız ve oğlan tarafının ileri gelenleri bir araya gelerek, alışveriş yapmaya çıkılır. Buna düğün masrafı denir. Düğün masrafının tamamını oğlan tarafı karşılar.Düğünden önce, oğlan evinden kız evine, "tohum davarı" adı verilen esya (yatak, yorgan, halı, sandık gibi) göndererek, kız evinde sergilenecek ceyiz ile birlikte sergilenir. Ayrıca kız ve bir miktar da kuru yemiş gönderilir.Geleneksel düğün aşamalarından biri de gelin hamamıdır. Kız ve oğlan evinin yakınları hamama çağrılır.Kına gecesinde erkekler ve kadınlar, ayrı ayrı yerlerde eğlenirler. Kına türküleri söyleyerek, eğlenilir.Gelinin alınacağı günden birkaç gün önce, kız evinde ceyiz toplanarak değer biçilir.